Kıyiv–Kafkasya–Ankara hattında yeni güvenlik mimarisi
Sürgündeki Çeçen İçkerya Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı İnal Şerip, 14 Kasım 2025’te — Verkhovna Rada Başkanı ile düzenlenen görüşmenin ardından yaptığı değerlendirmede, Kıyiv’de başlayan yeni Kuzey Kafkasya politikasının Türkiye’nin perspektifiyle derinleşmesi gerektiğini vurguladı.
Şerip’e göre, geçtiğimiz haftalarda kabul edilen Kıyiv Deklarasyonu artık yalnızca sembolik değil — kurumsal ve operasyonel bir güvenlik ve iş birliği çerçevesi sunuyor. Bu çerçevede, bölgedeki barış, istikrar ve insan hakları meselelerine yönelik adımların, Ukrayna — Kafkasya hattıyla sınırlı kalmaması; Ankara’nın da sürece aktif biçimde dahil edilmesi gerekiyor.
Türkiye’nin Karadeniz, enerji koridorları ve coğrafi konumu itibarıyla bu yeni mimarinin kilit aktörü olabileceğini belirten Şerip, “Kıyiv’de başlatılan diyalogu Ankara’ya taşımak, sürecin bölgesel gerçekliğe uygun ilerlemesini sağlar” dedi.
Şerip’in önerdiği somut adımlar arasında şunlar yer alıyor: uluslararası koalisyon; hukuki koruma mekanizmaları; insan hakları izleme; mülteci ve siyasi tutsakların korunması; diasporayla iş birliği; Kafkasya halklarının kendi kimliği ve geleceklerine saygı.
Ona göre, bu girişim yalnızca korkutucu bir “anti-Rusya” paketi değil, aynı zamanda Avrupa-Karadeniz coğrafyasında uzun vadeli güvenlik, istikrar ve adalet arayışının temeli olabilir.